AVRUPA KONSEYİ VE AVRUPA BİRLİĞİ DÜZENLEMELERİNDE ÇOCUK PORNOGRAFİSİNİN İNTERNET ARACILIĞIYLA YAYILMASINA KARŞI YAPILAN DÜZENLEMELER

GİRİŞ

Çağımızın tartışmasız en önemli buluşu olan bilgisayar ve internetin, günlük yaşantımıza getirdiği kolaylıkların yanında bir o kadar da zararları olabilmektedir[3]. Bu zararlardan en çok etkilenenler ise gelişme çağında olmaları ve dış etkenlere, sömürüye ve tehlikelere karşı, yetişkinlere göre daha korumasız olmaları nedeniyle çocuklardır.

Bilişim suçları genellikle bir ağ ile birbirine bağlı olan sistemler üzerinde ve/veya aracılığıyla işlenmektedir. Bugün için en yaygın ve gelişmiş ağ sistemi “internettir”. İnternetin ülkelerin sınırlarını aşan uluslararası yapısı, veri iletiminin sınırsız olması ve bunun denetlenmesinin güç olması, bilişim suçlarıyla mücadeleyi de kaçınılmaz olarak ülke sınırlarının dışına taşımaktadır[4].

İnternet aracılığıyla çocuklara gelebilecek en büyük zararlardan biri olan ve karşılaştırmalı hukukta birçok yabancı ülke ceza hukukunda suç tipi olarak düzenlenen çocuklara yönelik pornografik içerikler ve çocukların bu içeriklerin hazırlanmasında kullanılması[5], internet nedeniyle karşılaşılan en önemli sorunlardan birini oluşturmaktadır4. Bu önemli konu, hem çocukların bu içeriklerden etkilenmesi ve hem de çocukların bu içeriklerin elde edilmesinde nesne olarak kullanılması açısından Avrupa Birliği’nin ve Avrupa Konseyi’nin üretmiş olduğu belgelere konu olmuşlardır. Özellikle Avrupa Siber Suç Sözleşmesi’ne göre sözleşmeci devletlere bu alanda önemli ve ciddi düzenlemeler yapma yükümlülüğü getirilmiştir.

Özellikle çok yakın bir geçmişte Avrupa Konseyi üretimi olan “Avrupa Siber Suç Sözleşmesi’nin” kabul edilmiş olması ve bu sözleşmeyi Avrupa Konseyi üyesi olmayan devletlerin de imzalamış olması, tüm dünyada çocuk pornografisine[6] karşı etkili önlemler alınmaya başlandığını göstermektedir.

Makalenin tamamı için tıklayınız.