KİŞİSEL VERİLERİ KORUMA KURULU’NUN 3 AĞUSTOS 2018 TARİHİNDE YAYINLAMIŞ OLDUĞU KARAR ÖZETLERİNE İLİŞKİN DEĞERLENDİRME

Kişisel verilerin korunması hakkı[1] yasal düzenlemelere konu olması ve konuya ilişkin özel kanunların öngörülmesiyle günümüzde yeni bir hukuk dalı olarak kabul edilmektedir. Ancak bu hukuk dalı henüz kapsam, içerik ve özellikle uygulanma biçimi bakımından belirsizlikler içermektedir. Bu belirsizliklerin giderilebilmesi ve tam anlamıyla bir kişisel verilerin korunması hukukunun oluştuğunun kabul edilebilmesi için ise konuya ilişkin uyuşmazlıkların yargı makamlarının önüne gelerek içtihatların oluşması ve verilerin korunması amacıyla görevlendirilen kuruluşların açıklama ve kararlarda bulunarak bunları kamuoyuyla paylaşması gerekir.

Bu bağlamda, mevzuat ile öngörülmüş ve konuyla ilgili olarak görevlendirilmiş olan Kişisel Verileri Koruma Kurulu’nun yayınları, konunun anlaşılması üzerine oluşturdukları rehberleri, tebliğleri ve bilhassa kararları büyük önem arz etmektedir. Veri sorumlularının hangi noktalara dikkat ederek hassasiyetle yaklaşması gerektiği, ihlallerin hangi konularda yoğunlaştığı ve somut olay açısından ihlal değerlendirmesinin nasıl ve neye göre yapılacağı bu kararların değerlendirilmesiyle anlaşılabilecektir.

Kurul da önüne gelen somut olaylara ilişkin vermiş olduğu kararlardan sekiz tanesinin özetini bu düşünce doğrultusunda 20 Nisan 2018 tarihinde yayınlamıştı[2]. Bundan sonra vermiş olduğu kararlardan bazılarını 3 Ağustos 2018 tarihinde ikinci kez kamuoyuyla paylaşarak konuyla ilgili akıllara gelen soruları belli ölçüde cevaplandırmak istemiştir. İlk olarak belirtmeliyim ki, önceki yayınlanan kararlardan farklı konuların yer aldığı ve veri güvenliği ihlallerinin farklı açılardan ele alındığı kararların yayınlanmış olması yerinde olmuştur. Böylece özellikle konunun ilgilileri ve Kanun’un getirdiği yükümlülüklere uyumlu hale gelmek zorunda olan veri sorumluları ve veri işleyenler açısından yol gösterici kararlara yenileri eklenmiştir.

Kurulun yayınlamış olduğu söz konusu kararları; 6698 sayılı Kanun ile getirilen ve kararlara konu olan yükümlülük açısından ele alıp; somut olayda hangi noktalarda ihlal kanaatinin getirildiğine değineceğim. Böylece Kurulun konuya olan bakış açısının anlaşılarak Kanun’un verilen kararlar kapsamında ele alınmasını sağlamaya çalışacağım.

Makalenin tamamı için tıklayınız.