ALMAN SOSYAL AĞLARDA HUKUK UYGULAMASININ İYİLEŞTİRİLMESİ HAKKINDA KANUNA İLİŞKİN DEĞERLENDİRME

ALMAN SOSYAL AĞLARDA HUKUK UYGULAMASININ İYİLEŞTİRİLMESİ HAKKINDA KANUNA İLİŞKİN DEĞERLENDİRME
Öz 
: Teknolojinin gelişmesiyle birlikte insanların interneti kullanım yöntemleri ve alanları hem gelişmiş ve hem de değişmiştir. Günümüzde haber alma, haber verme ve iletişim aracı olarak sosyal medya ağları kullanılmaktadır. Buna paralel olarak, hızla gelişen teknolojiye hukukun ayak uydurması ve bu zaman sürecinde teknolojiye yetişmesi, bu bağlamda sorunlara çözüm arayarak kişilerin haklarını savunacağı bir yasal düzlemin oluşturulması gerekmiştir. Bu gerekliliğe cevap veren ülkelerden biri de Almanya olmuştur. Bu durum interneti ilk kullanan ülkelerden biri olması ve hukuk sisteminin gelişmişliği göz önüne alındığında şaşırtıcı değildir. Konuya ilişkin birçok hukuki düzenlemenin yanında son olarak 1 Eylül 2017’de Alman Sosyal Ağlarda Hak Talepleri ve Yaptırımları Kanunu (Sosyal Ağlarda Yasa Uygulamasının İyileştirmesi Kanunu)kabul edilmiş ve 1 Ocak 2018’de yürürlüğe girmiştir. Kanun, daha çok nefret suçlarına karşı bir yaptırım öngörmüş olsa da Alman Ceza Kanununda yer alan birçok suça (aşağıda detaylıca hangi suçların yasa dışı içerik olarak tanımlandığı ele alınacaktır) da yer verilmiştir. Bu makalede toplam altı maddeden oluşan yeni kanunun düzenlemesinin hizmet ettiği amaç esas alınarak maddeler tek tek incelenmektedir.
 Anahtar Kelimeler:
 Alman Ceza Kanunu, Sosyal Ağlar, Yasadışı İçerik, Nefret Suçları, Kişilik Haklarının İhlali.
AN ASSASSMENT ON THE LAW FOR THE IMROVEMENT OF LAWENFORCEMENT IN SOCIAL NETWORKS IN GERMANY 
 Abstarct:
 With the development of technology, people’s methods and elds of using internet have both improved and changed. Today, social media networks are used as a meansof getting news, notifying and communicating. Parallel to this, it was necessary to establisha legal framework in order to keep up with the rapidly developing technological laws and to nd solutions to the problems in order to educate technologists during this time. One of thecountries that responded to this requirement was Germany. This is not surprising given that it is one of the rst countries to use the internet and the development of the legal system istaken into account. In addition to many legal regulations on the subject, the Law on Right toClaims and Sanctions (Law for the Improvement of Law Enforcement in Social Networks) was nally adopted by the German Social Network on September 1, 2017 and entered into force on1 January 2018. Although the law foresees sanctions against hate crimes, many crimes fromthe German Criminal Code have been included (which crimes are dened as illegal contentwill be addressed in detail below). This article examines the articles one by one on the basisof the purpose served by the regulation of the new law, which consists of a total of six articles.
 Keywords:
 German Criminal Code, Social Networks, Illegal Content, Hate Crimes, İnfringement of Personality Rights.
Giriş
Sosyal ağların hayatımızın bir parçası olduğu yadsınamayacak bir gerçektir. “WeAre The Social” tarafından 2017 yılına ait internet ve sosyal medya kullanım oranlarına göre; 3.773 milyar kişi interneti kullanıyorken 2.789 milyar kişi sosyal medyakullanımı gerçekleştirmiştir. Yine aynı verilere göre Almanya’da 71.73 milyon kişi içerisinden 33 milyon kişinin sosyal medya kullanıldığı belirtilmiştir . Bu verilere bakıldığında Almanya, Avrupa’da ve dünyada internet ve sosyal ağ kullanıcı oranlarının çok yüksek olduğu ülkelerden biridir. Hal böyle olunca sanal alana ilişkin birçok hukuki koruma mekanizması geliştirilmiştir. Ancak bu Kanun ile ne internet kullanıcılarının ne de sosyal medya ağlarının tamamı bakımından bir koruma öngörülmüştür. Zira, artık genel içerikli kanunlardan çok; daha özel içerikli mevzuatların oluşturulması, gelişen teknolojiyle adeta bir zorunluluk haline gelmiştir.Kanun, sosyal medya aracılığıyla kişilerin kişilik haklarının ihlali niteliğin-de olabilecek belirli suçlar bakımından koruma mekanizması getirmektir. Günümüzde, sosyal ağlar aracılığıyla kişilere hakaret edilmesi, iftira atılması, çocuk pornografsinin yayılması, terör örgütü propagandası yapılması vs. gibi birçok suçun işlenmesi kolaylaşmıştır. Özellikle, son zamanlarda sosyal medya aracı-lığıyla işlenen düşünce, renk veya köken (ırk), din, cinsiyet veya cinsellik gibi hassas konuların kullanılarak kişi hak ve özgürlüklerinin ihlal edilmesi nefret suçu niteliğinde olup demokratik toplum düzeninde bu tür içeriklerin varlığı kabul edilebilecek bir yaklaşım değildir.Almanya’da 2017 yılı itibariyle nefret suçu sebebiyle şikayette bulunan kişi sayısının 500.000 kişiye ulaştığı belirtilmektedir. Nefret suçlarıyla yeterince mücadele edilmemesi, toplumun barış içerisinde yaşamasına büyük bir tehdit oluşturur. Nefret söylemleri içeren verileri ve diğer sair suçlara ilişkin içeriklerden Youtube %90’ını, Facebook %39’unu, Twitter ise sadece %1’ini sildiği bilgisi ile yola çıkıldığında ne kadar çok korumasız bir yapılanmanın olduğu görülür.
Hal böyle olunca yeni bir kanuni düzenlemeye gidilmesi de artık zorunluluk haline gelmiştir. Elbette ki devletin, sırf bu suçların oluşmasını önlemek amacıyla kişilerin bu tür sosyal medya ağlarına erişim özgürlüklerini engellemesi beklenen bir yaklaşım değildir. Ancak öyle etkili bir mekanizma kurulmalıdır ki bu suçların işlenilmesine izin verilmemeli, işlenildiğinde doğrudan müdahale edilmeli ve bütün bunlarla birlikte kişilerin ifade özgürlüğü ve basın özgürlüğü de gözetilmelidir. Söz konusu Kanun, yasa dışı içeriğe sahip olan verilerin şikâyet yoluyla biran önce kaldırılması ve gerekli yasal prosedürün yanında sosyal ağ sahiplerine yönelik yaptırımlar uygulanarak ihlallerin önüne geçilmesini amaçlamaktadır.
Makalenin tamamı için tıklayınız.