Ülkemizde, diğer gelişmiş ve liberal ekonomik sistemi benimsemiş ülkelerde olduğu gibi Devlet (bundan sonra konun özelliği nedeniyle “idare” olarak da anılacaktır), kamu hizmeti niteliğindeki görevlerini yerine getirebilmek için birçok alt yapı işlemlerini özel sektörde faaliyet gösteren kişi ya da kurumlara yaptırmaktadır. Bu, liberal ekonominin gereklerinden biri olduğu gibi idarenin kamu hizmetlerini daha iyi yerine getirebilmesi için de bir zorunluluktur, aksi takdirde idarenin kamu hizmetlerini kesintisiz yerine getirmesi mümkün olmayacaktır. Ancak uygulamada bu alt yapı hizmetlerinin yerine getirilebilmesi için özel sektörle sözleşme yapılıp, sözleşmenin konusu olan iş belirli bir aşamaya getirildikten ya da iş tamamen bitirildikten sonra işi yapan şirketlerin hak edişleri idare tarafından çeşitli bahaneler ileri sürülerek ödenmemekte ya da hak edişlerden önemli ölçüde ve işin niteliğiyle bağdaşmayan şekilde kesintiler yapılmaktadır. Söz konusu bu kesintilerin yapılması üzerine uyuşmazlık konusu sözleşmede öngörülen yargısal organlara başvurulmakta ancak nedense bu yargısal organlar tarafından sözleşmelerin yorumu hatalı yapılarak, idarenin yaptığı işlem hukuka aykırı olmasına rağmen bu kararlarda idarenin yaptığı işlem hukuka uygun bulunmaktadır. Bu da işi yapan özel sektör şirketleri açısından açık bir hak kaybı, ekonomik açıdan büyük bir zarar ve dolayısıyla hukuka aykırı bir durum yaratmaktadır. Bu çalışmada, söz konusu hukuka aykırı durumun ülkemizin de tarafı olduğu Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) ve bu sözleşmeye göre kurulan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararları ışığında kısa bir değerlendirilmesi ve olası bir başvuru sonucunda elde edilebilecek karar, bu çalışmanın yazarları tarafından uygulamada karşılaştıkları benzer bir örnek olay üzerinden gidilerek açıklanmaya çalışılacaktır. Çalışmada konunun daha iyi anlaşılabilmesi ve ülkemizde yeni tanınan bir yargılama sistemi olduğu için öncelikle AİHS’nin ve AİHM’nin doğuşu ve ülkemiz hukuk düzenine girişi aktarılacak, devamında idarenin özel sektörle yaptığı işlerin ve sözleşmelerin hukuki nitelendirilmesi yapılarak uyuşmazlığın alt yapısı açıklanacak, sonrasında ise sırasıyla örnek uyuşmazlık ve uyuşmazlığın iç hukuktaki seyri, söz konusu uyuşmazlığa iç hukukta getirilen çözüm ve bu uyuşmazlıktan hareketle varılan bu çözümün ve genel olarak karşılaşılan bu tür uyuşmazlıkların AİHS ilkelerine uygun olup olmadığı konusu açıklanmaya çalışılacaktır.

logo-footer