Kişisel verilerin korunması hukukunun getirdikleri denilince, konuya ilişkin mevzuatın ve teorik bilgilerin verilmesinden ziyade bireylerin kişisel verilerin korunması hukukuna karşı olan ilgisi, bilgisi ve farkındalık düzeyinin tartışılması ve artırılması gerektiğini düşünüyorum. Elbette ki bu durum konuya ilişkin hukuki düzenlemelerden tamamen bağımsız olmayıp, öncelikli olarak 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu ile birlikte ele alınmalıdır. Zira Türkiye’de kişisel verilerin korunması esas olarak 6698 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği 7 Nisan 2016 tarihinden sonra gündeme gelmiş ve tartışılmaya başlanmıştır. Bu nedenle de, bu çalışmada esasen 7 Nisan 2016 tarihinden bu yana Türkiye’de kişisel verilerin korunmasına ilişkin nasıl bir hava olduğu, nelerin eksik veya hatalı anlaşıldığı ve hangi noktaların geliştirilmesi gerektiğini açıklamaya çalışacağım.

logo-footer