Teknolojinin gelişmesiyle beraber her gün daha fazla hayatımıza giren internetin, bu gelişimine paralel bir biçimde hukuki düzenlemelere de konu olması kaçınılmaz bir zorunluluk haline gelmiştir. Zira hem yaşamımızın her alanına girmiş bulunması hem de sürekli olarak değişen ve gelişen bir alan olması, hukukun da aynı şekilde bu gelişmeleri takip etmesini gerekli kılmaktadır. İnternetle ilgili yapılan hukuki düzenlemeleri son olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda kabul edilen ve sonra Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren yasa takip etmiştir. Yasa, internet ortamında yapılan yayınlara Radyo ve Televizyon Üst Kurulu denetimi getirmekte ve Kurula erişimin engellenmesini talep etme yetkisi vermektedir. Bu yazımda, RTÜK denetimi getiren tasarıyı değerlendirebilmek adına öncelikle bilişim teknolojilerinin gelişmesiyle beraber internet ve internete ilişkin hukuki düzenleme yapma ihtiyacının doğuşunu detaylı bir biçimde açıklayıp; bu ihtiyacı karşılayabilmek adına düzenlenen 5651 sayılı Kanun ve Kanun’un ilgili hükümlerini açıklayacağım. Ardından RTÜK denetimi getiren tasarının özellikle 5651 sayılı Kanun kapsamında hukuka uygunluğunu denetleyip, bu noktada eleştiri ve endişelerimi dile getireceğim. Ancak 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun’da yapılan ek aslında doğrudan internet iletişim hukuku ile ilgilidir. Dolayısıyla öncelikle internetin ve internetteki ifade özgürlüğünün ne anlama geldiği, 5651 sayılı Kanuna bu açıdan getirilen eleştiriler ortaya konulduktan sonra, bu makalenin konusunu oluşturan kanunda yapılan ek tam olarak anlaşılabilir ve nesnel bir biçimde eleştirilebilir.