Yapay zekalı varlıkların hayatımızın her alanına girdiği bir dönemde; teknolojide yaşanan gelişmelere paralel olaral, aslında bu ifadenin tek başına içinde bulunduğumuz durumu tanımlamakta yetersiz kaldığı bir döneme girdik. Bunun nedeni ise yapay zekânın hayatımızın her alanına girmiş olması kadar; aslında bizim de yapay zekayı hayatımızın her alanına kabul etmiş olmamızdan kaynaklanıyor. Özellikle son zamanlarda, her türlü faaliyetimizi gerçekleştirmemizi kolaylaştıran gelişmeler ve bu gelişmelerin sağladığı kolaylıklardan en üst düzeyde faydalanmakta ve adeta bu teknolojik gelişmelerin nimetlerini kullanmadan işlerimizi gerçekleştiremez hale gelmiş durumdayız. İnsanlar ve yapay zekâ algoritmalarıyla donatılmış yazılımlar ile gün geçtikçe daha fazla gelişim gösteren yapay zekalı varlıkların gittikçe iç içe girmekteler. Bu ise yapay zekalı yazılımların ve robotların, insanların cinsel hayatları üzerinde etkili olması sonucunu doğurmakta. Yapılan bir araştırma, teknolojik gelişmelerin büyük bir çoğunluğunun uzay araçları, nükleer silahlar, gibi savaşların tetiklemesiyle yaşandığını; ancak bu gelişmelerin en çok kullanıldığı ve yararlanıldığı alanın cinsellik ve seks olduğunu ortaya çıkarmıştır. Özellikle iki savaş dönemi arasındaki süreç içinde teknolojik ve bilimsel alanda yaşanan gelişmelerin büyük bir ivme kazandığı bilinen bir gerçektir. Yapay zekalar ve robotlar da gelişme gösterdikleri günden bu yana çeşitli yollar aracılığıyla insanların cinsel duygularını tatmin etme amacıyla kullanılmıştır. Bununla birlikte son zamanlarda bu varlıkların yalnızca dışarıdan insanları tatmin etmek amacıyla kullanılması değil; bizzat olayın içerisinde dahil olarak insanlar ve robotlar arasında duygusal yakınlaşma olabileceği ve hatta daha da ileri gidilerek bunlar arasında cinsel çekim sonucu seks yapılabileceği gündeme gelmiştir.