Kişisel verilerin korunması alanında yapılan düzenlemeler ve yaşanan gelişmeler, bu alanın gün geçtikçe daha çok hayatımıza girmesine sebep olmuştur. Konuyla ilgili her gün yeni bir yargılama süreci başlamakta, yargı mercileri tarafından karar verilmekte veya yeni bir tartışma konusu doğmakta. Bu durum hem kişisel verilerin korunması hukukunun gelişmesine ve hukukçular tarafından uygulanabilirliğinin artmasına hem de toplumun kişisel verilerin korunması gerekliliği bilincinin oluşmasına katkı sağlamaktadır. Zira konunun henüz çok yeni olmasından dolayı hukuk uygulayıcılarının bile zorluk yaşadığı görülmektedir. Konunun özellikle yargılama makamları tarafından zamanla anlaşılmaya başladığına ve veri koruma bilincinin oluştuğuna dair en güzel örneklerinden biri de yakın zamanda Danıştay 15. Dairesi tarafından verilen bu konuya ilgili iptal kararıyla gerçekleşmiştir 1. Kararda kişisel verilerin korunmasının Anayasa hükmüyle güvence altına alındığının ve bu alana ilişkin düzenlemelerin yalnızca kanunla yapılması gerektiği haklı ve yerinde olarak vurgulanmıştır. Yargılama Sürecinin Gelişimi Karar konusu olayda, Türk Tabipleri Birliği tarafından 27.02.2015 tarihinde 29280 sayılı Resmi Gazete’ de yayınlanarak yürürlüğe giren ” Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşların Evde Sağlık Hizmetlerinin Sunulmasına Dair Yönetmelik ” in yasal dayanağı bulunmadığı ve noksan olduğu gerekçeleriyle tümünün; hukuka aykırılık bulunması nedeniyle ise bazı maddelerinin iptali istemiyle Sağlık Bakanlığı’na karşı Danıştay’da dava açılmıştır.

CategoryUncategorized
logo-footer