İddia ve savunma dokunulmazlığı, Anayasa’nın “Hak Arama Hürriyeti” başlıklı 36. maddesinde, “Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.” şeklindeki ifade ile tanınmış ve bir hak olarak anayasal güvence altına alınmıştır. Savunma hakkının kullanılması ve bu anlamda hak arama hürriyetinin sağlanması ancak bu hakkın herhangi bir cezai veya idari yaptırım tehditlerinden bağışık olmasına bağlıdır. Savunma, dokunulmaz olmalı ve böylece kişiler herhangi bir korkuya ve tereddütte kapılmadan haklarını serbestçe kullanabilmeli ve arayabilmelidirler. 5271 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun “Şerefe Karşı Suçlar” başlıklı sekizinci bölümünde yer alan “Hakaret” suçunda iddia ve savunma dokunulmazlığı 128. madde ile bir hukuka uygunluk nedeni olarak kabul edilmektedir. Anılan madde uyarınca, yargı mercileri veya idari makamlar nezdinde (objektif şart-tahkirin yeri), kişiler açısından somut isnat ifade eder nitelikte maddi vakaların ortaya konulması veya olumsuz değerlendirmelerde bulunulması hallerinde (objektif şart-tahkirin şekli) iddia veya savunmada bulunan bu kişilere (sübjektif şart) ceza verilmez. Ancak bunun için isnat ve değerlendirmelerin, gerçek ve somut vakıalara dayanması ve uyuşmazlıkla bağlantılı olması (objektif şart-ölçülülük) gerekir. Yargıtay 18. Ceza Dairesi de konuya ilişkin vermiş olduğu bir kararda, “Bu şekilde, davada taraf olan; davalı, davacı, şahsi davacı, katılan, sanık ve savcının iddiasını ve savunmanın gerektiği şekilde yapılabilmesi için belirli koşullar dahilinde bazı isnadlarda bulunabilecekleri, bunu yaparken de bazen muhataplarını küçük düşürücü ifadeler kullanabilecekleri öngörülmekle, iddia ve savunmanın gerekliliği ile orantılı olmak şartıyla bu şekilde ortaya çıkan eylemlerin hukuka uygun sayılacağı” şeklinde hüküm kurmuştur. Bu makalemizin odak noktasını, bu konuya dair, Anayasa Mahkemesi’nin avukat olan başvurucunun duruşmada söylediği sözlerden ötürü hakaret suçundan cezalandırılmasının, kişinin ifade özgürlüğünün ihlali oluşturduğuna hükmettiği kararı oluşturmaktadır .

CategoryCeza Hukuku, Makale
logo-footer